Kimler Çevrimiçi

  • 1 Ziyaretçi

Sohbet

Previous Next
En son 24.05.10 3:55

iklim: çok güzel bunlar hazırlayanın eline saglık

nr.: hosbulduk kmse yok mu :D

hüzünkâr: Ufuk'un okumasını bekliyorum. Klip için sahneler hazır sayılır.

peri kızı: kin şiirine klip yapacaktınız ne oldu ? :) ufuk bey okusun istiyordum ben .. bekliyorum haa :P

hüzünkâr: gitmiş bile :)

hüzünkâr: Eve gidince hemen yatmazsın herhalde ?

hüzünkâr: hoşgeldin Ufuk :)

» Mesaj Yazın




Flash required

En Çok Beğendiğiniz Şiir Klibimiz?

Sonuçları Görüntüle

Loading ... Loading ...

Garip

Yağmurlu bir akşamda beklerken bir durakta,
İş yorgunu insanlar koşuşurken sokakta
Bakışlarım savruldu bu insan yığınına,
Ve bir adam takıldı gözlerimin ağına…

Dermansızdı, yağmurdan kaçan bir hâli vardı,
Usulca yürüyordu, küçüktü adımları.
Tepeden tırnağa dek bulanmıştı çamura,
Kim bilir, hangi vakit yakalandı yağmura?
Bir şey vardı hâlinde öyle tuhaf ve garip;
Hayatından vazgeçmiş, yaşamaktan mustarip…
Yorgun ayaklarında ucu patlak pabuçlar,
Sırtında rengi solmuş tek kollu bir ceket var…
Islanmış giysileri yırtık, sökük, yamalı,
Saçlarına karışmış uzun kirli sakalı
Tanımlıyordu sanki “garip” kelimesini,
Sefil demek yetmezdi tarife böylesini…

Ağır ağır yaklaştı, baktı kalabalığa,
Utangaç bakışları saklandı karanlığa.
Zihnimi meşgul eden binlerce soru vardı,
Çukurlaşmış gözleri “Sorma! ” diye yalvardı.
Bir dilenci olsaydı böyle mahzun olmazdı,
Uzaklara bakarken gözbebeği dolmazdı…
Belli ki, yüreğinde hâlâ yanan bir kor var,
Alnına satır satır hüzün kazımış yıllar.
Islak gözbebeğinde kara bir aşk lekesi,
Titrek dudaklarında bir sevda hikâyesi…
Acıtıyor gibiydi kalbindeki yaralar,
İçinde hatıralar, bir kadından yadigâr…
Onun derdi yanında yalandı benim derdim,
Anlatsaydı şüphesiz saatlerce dinlerdim…

Yeri yurdu belli ki yakınlarda bir parktı,
Yatak diye her gece uzandığı bir banktı.
Belki sokak sofrası ve de çöpler aşıydı,
Harabeler yuvası, yollar arkadaşıydı…
Her şeyinden vazgeçip dolaşmış diyar diyar,
Yüreğindeki merhum duygularla bahtiyar…
Bana birden kendimi hatırlattı bu hâli,
“Bu olsa gerek” dedim “çaresizin ahvali…”

Bazen öyle olur ki; dünya gözümde yalan,
Bir bir silinir her şey, aşktır elimde kalan…
Ceket, çanta, ne varsa fırlatıp bir kenara
Onu alıp göçmek var bilinmez diyarlara…
Ve taşımak bu yükün kutsal ağırlığını,
Her an bir merasimle anarak varlığını
Bir ümitle beklemek dua edercesine,
Ve bırakmak vuslatı hayatın ertesine…

Bir yanı insanın hep olmak ister derbeder,
Kaldırımlar ve gece, yalnızlık, yol ve keder…
Ve yol almak rüzgârın “yürü! ” dediği yönde,
Arkada kızıl güneş, uzar gölgeler önde…
Yürümek… Amaçsızca, asırlarca yürümek…
Susayınca aşk içip, acıkınca aşk yemek…
Güneş doğar, gün başlar; güneş batar, gün biter.
Amaçsız yaşayana günleri saymak yeter…
Dert değil, nasıl olsa gelip geçiyor vakit,
Bir ömür nasıl geçer kalmamışsa hiç ümit?

Ben kendimi düşünüp dalmışken uzaklara,
O bana yaklaşmıştı, elinde bir sigara…
Göstererek cebinde ıslanmış kibritini,
Uzattı ateş sorar gibi izmaritini…
Neden bilmem sadece dudaklarımı büktüm.
Hüsrana uğramış bir şekilde iki büklüm
Uzaklaşırken benden son kez ardına baktı.
Uzatılan çakmakla sigarasını yaktı,
Dumanını keyifle çekti ciğerlerine.
Selam vermek istermiş gibi diğerlerine
Etrafına bakarken gözü gözüme değdi,
Bir nefes daha çekip başını öne eğdi…

Ürkek ürkek yaklaştı otobüsün birine,
Egzozunda can kattı üşüyen ellerine.
Doğruldu ve sırtını verdi sıcak motora,
Aldırmıyor gibiydi dumana ve çamura…
Ve umursamıyordu ona bakan gözleri,
Acıyan ve tiksinen gurur dolu yüzleri…

Derin bir nefes çekip, ellerini ovarak
Etrafına bakındı ve irkildi tüm durak…
Gölgesini de alıp uzaklaştı duraktan,
Garip bu ya, zevk alır hayatsız yaşamaktan…

Kasım 2004
İstanbul

Sedat BÜYÜK

VN:F [1.6.9_936]
Rating: 0.0/5 (0 votes cast)

Yorum Yazın

 

 

 

Bu HTML kodlarını kullanabilirsiniz

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>